Münire hepimize karşı çok iyi bir örnektir.Sevmekten vazgeçmemiştir.Sevilmek için sevmeyin.Sevmek için o duyguyu tatmak için sevin.Uzaktaykende sevin,yakındayken de.'Hep O Şarkı' bana birçok tecrübe kazandırdı.Bu son paylaşımım.Tabiki 'Hep O Şarkı' için.Bloguma devam edeceğim.Son sözlerimi söyleyeceğim.Sevmekten vazgeçmeyin çünkü : 'Deli gibi sevmek ruhumuzda var.'
14 Kasım 2015 Cumartesi
Münire'nin Cemil Bey'i
Eşref Paşalardaki olay,o sesi tekrar duyması epey bir etkiledi Münireciği.Yataktan çıkacak hali bulamadı kendinde.Yirmi beş yıl beklediği o sesi duymuştu.Fakat belki de anlamıştı.Cemil Bey onun gençliğini almıştı.Halasıyla konuştuğunda onu tanıyamamıştı.O Cemil Bey Münire'nin Cemil'i değildi.Bir gün o havadis geldiğinde Münire şaşırmıştı.Cemil Bey,halasıyla görüşmek istiyordu.Cemil Bey muhtaçtı.Hakkı yenmişti ve yardım istiyordu.İsteği kabul olmuştu.Cemil Bey teşekkür için geldiğinde büyük oğluyla gelmişti.Münire'nin çocuğun gözlerinde Cemil Bey'in gençliğini gördüğüne adım kadar eminim.Münire'nin umudunu hep kıskanacağım.Ne bitmez,tükenmez bir umut o.Cemil Bey gittiğinde halasına eşini sormuştu Cemil Bey'in.Roman bitiyordu.Sonuna geliyordum ama sanki olabilecek güzel bir son var gibi bekliyordum.Halası görmemişti o hanımı.Günün birinde görmüş birisi anlatmıştı onlara.O son satırlar beni benden aldı.Sonu ne iyiydi ne de kötü.Ne hissedeceğimi de ne anlam çıkaracağımı da bilemedim ama bildiğim tek bir şey var:Münire Cemil'i hala seviyor.Vazgeçmeden,yılmadan.
13 Kasım 2015 Cuma
'Umut,ümit bir uzun yolculuk...'
Umuttu.Münirenin ki güçlü bir umuttu.Belki asla bitmeyecek olan.Belki de tek bir söz,tek bir havadis bütün her şeyi bitirebilirdi.Ki öyle oldu.Eşref Paşa konağında yaşananlarla kısa bir an sevindim,lakin kısa sürdü.Cemil Bey'in Münire'nin ruhunu okşayan sesi bir kez daha duyması.O bütün umutları arttırdı.Münire inanmıyordu Cemil'in 'ürkek bir bey' olabileceğine.Kalbi nasıl sevmişti böyle.Aklım almıyor hala.Nasıl bu kadar bağlanırdı,nasıl bu kadar ümitliydi.Şu zamanda aşkı,sevgiyi tadanlar da böyle severler miydi acaba birbirlerini? Sormak,görmek lazım.
11 Kasım 2015 Çarşamba
Sevmekten korkmak.
9 Kasım 2015 Pazartesi
Yakup Kadri kadar güçlü...
Yakup Kadri Karaosmanoğlu ile ilgili araştırmalarımı yaparken Yakup Kadri'nin bir eşi olduğunu öğrendim:Ayşe Leman Karaosmanoğlu.Yeditepe Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümü, günümüzde adı yeterince veya
hiç duyulmamış üç kadın yazarı tanıtmak üzere “Sandıklardan Çıkanlar:
Gizli Kalmış Kadın Yazarlar” adlı bir konferans düzenledi.Konferansta Ayşe Leman Karaosmanoğlu ile ilgili kısımları sizler için buldum.
KARAOSMANOĞLU’NUN ‘TENEKE KUTUSU’
Ayşe Leman Karaosmanoğlu’nun Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun eşi, Burhan Belge’nin kardeşi ve Murat Belge’nin halası olmaktan çok daha önemli bir karakter olduğunu anlatan Bahar Gökpınar, Karaosmanoğlu’nun kişisel eşya ve notlarının içinde bulunduğu bir teneke kutunun, dönemin tarihinin bilinmeyenlerini ortaya çıkardığını anlattı. Gökpınar, Ayşe Leman Karaosmanoğlu’nun hayatı üzerinden feminist biyografinin, arka planda kalmış kadınların hayatlarının bilinmesi açısından öneminin altını çizerken, Ayşe Leman Karaosmanoğlu’nun kaleminin de en az eşi kadar kuvvetli olduğunu söyledi.
Aşağıdaki fotoğraf Ayşe Leman Karaosmanoğlu ve Yakup Kadri'nin birlikte olduğu ilk fotoğraf gibi gözüküyor.
KARAOSMANOĞLU’NUN ‘TENEKE KUTUSU’
Ayşe Leman Karaosmanoğlu’nun Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun eşi, Burhan Belge’nin kardeşi ve Murat Belge’nin halası olmaktan çok daha önemli bir karakter olduğunu anlatan Bahar Gökpınar, Karaosmanoğlu’nun kişisel eşya ve notlarının içinde bulunduğu bir teneke kutunun, dönemin tarihinin bilinmeyenlerini ortaya çıkardığını anlattı. Gökpınar, Ayşe Leman Karaosmanoğlu’nun hayatı üzerinden feminist biyografinin, arka planda kalmış kadınların hayatlarının bilinmesi açısından öneminin altını çizerken, Ayşe Leman Karaosmanoğlu’nun kaleminin de en az eşi kadar kuvvetli olduğunu söyledi.
Aşağıdaki fotoğraf Ayşe Leman Karaosmanoğlu ve Yakup Kadri'nin birlikte olduğu ilk fotoğraf gibi gözüküyor.
31 Ekim 2015 Cumartesi
'Öpüyorsam ayrılığı gözünden...'
Kitabın şüphesiz en sevmediğim kısmı Münire'nin evlendiği (!) kısımdır.Münire Hanım arkasında bir enkaz bırakarak buna mecbur kalmıştır.Konuşması,gülüşü dahil hiçbir şeyini beğenmediğim Küçük Molla Bey bana kitabı okurken zor anlar yaşattı.Hep hayalimdeki Cemil Bey ile Münire Hanım bir müddet kavuşamadılar.
Sonra birden benim için adeta bir melek olarak Zeyrekli Fatma Hanım ortaya çıktı.Ne büyük bir sevap işlemiştir.Bir mektuplaşmadır başladı.Öyle güzel öyle insanın ruhuna dokunan şeyler yazıyorlardı ki birbirlerine adeta hayran kaldım.O ilk mektubu Münire nasılda bağrına basıp ağladı,işte orası kitabın okuduğum yere kadar ki en güzel yeridir benim için.O sıralarda bizim Küçük Molla Bey zaten evliliğinden memnun olmayan Münireciğimizi aldatmış.Allah affetsin pek mutlu oldum.Çünkü o aldatış nelere kadirmiş onu gördük.Köşe başı buluşmaları mı dersin ağacın altındakiler mi dersin,oldu pek güzel oldu.Hem Münire'nin hem benim ruhuma can geldi.Bugünkü yazımıda bu güzel romanın anlam ve önemine uygun şarkı sözleriyle kapatayım:'Öpüyorsam ayrılığı gözünden, söküyorsam yüreğimi göğsümden.Geçiyorsam gözlerinin içinden, sana olan sevdamdandır bilesin. Geçiyorsam bir çiçeğin özünden.'
Sonra birden benim için adeta bir melek olarak Zeyrekli Fatma Hanım ortaya çıktı.Ne büyük bir sevap işlemiştir.Bir mektuplaşmadır başladı.Öyle güzel öyle insanın ruhuna dokunan şeyler yazıyorlardı ki birbirlerine adeta hayran kaldım.O ilk mektubu Münire nasılda bağrına basıp ağladı,işte orası kitabın okuduğum yere kadar ki en güzel yeridir benim için.O sıralarda bizim Küçük Molla Bey zaten evliliğinden memnun olmayan Münireciğimizi aldatmış.Allah affetsin pek mutlu oldum.Çünkü o aldatış nelere kadirmiş onu gördük.Köşe başı buluşmaları mı dersin ağacın altındakiler mi dersin,oldu pek güzel oldu.Hem Münire'nin hem benim ruhuma can geldi.Bugünkü yazımıda bu güzel romanın anlam ve önemine uygun şarkı sözleriyle kapatayım:'Öpüyorsam ayrılığı gözünden, söküyorsam yüreğimi göğsümden.Geçiyorsam gözlerinin içinden, sana olan sevdamdandır bilesin. Geçiyorsam bir çiçeğin özünden.'
19 Ekim 2015 Pazartesi
Münire'nin 'Hep O Şarkı'sı
Yakup Kadri'nin eşsiz eserlerinden birine başlamanın mutluluğu var adeta üzerimde.Münire'nin o güzel anlatımı,Cemil Bey'e beslediği duygular o kadar şahane ki.Cemil Bey'in minik hatası o minik serçenin kalbini nasıl kırdı,nasıl parçaladı bir biz biliriz.Sıdıka'dan nefret edenler olarak çok tatlıyız bu arada.Belki de bir kısmımız Cemil Bey'e kızdı,ondan nefret etti.Sonuna kadar haklıyız.Münire o küçük kalbine ne kadar büyük şeyler sığdırmış,tahmin dahi etmezdim.Münire'ye en çok acıdığım zaman ise Cemil Bey'e,biricik sevdiceğine,'ağabey' demesidir.Yürek burkan bir hikaye bir yandan da.Her yanıyla hem de.O yalıdan yalıya bakışmaları,belki mektuplaşmaları günümüzde ki değilde o zaman ki aşkların bir göstergesi aslında.Şimdiki zamanda böyle değil artık.O kadar değişti ki.Aslında en güzel cümle 'Sevmek değişti.' olabilir.Sevginin varlığını değiştiremezsin ama sevginin senin için anlamını değiştirebiliceğime inanıyorum.Bu güzel kitabın içindeki çoğu şeyi Çalıkuşu'na benzettiğimi söyleyemeden geçemeyeceğim.Müniremiz,Feride kadar kurnaz olmasa da sevilmeni değerini biliyor.Lakin Kamran Bey ile Cemil Bey'i benzetemedim.Cemil Bey aşkına sadık,Münire evlense dahi peşini bırakmamıştır.Kamran Bey ise ne arayıp ne sormuştur belli bir zaman dışında.Okuduğum kısımda Cemil Bey ile Münire kozları değiştiriyor.Şimdi aşkını bekleyecek olan Münire.Bakalm göreceğiz.İyi akşamlar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



