31 Ekim 2015 Cumartesi

'Öpüyorsam ayrılığı gözünden...'

Kitabın şüphesiz en sevmediğim kısmı Münire'nin evlendiği (!) kısımdır.Münire Hanım arkasında bir enkaz bırakarak buna mecbur kalmıştır.Konuşması,gülüşü dahil hiçbir şeyini beğenmediğim Küçük Molla Bey bana kitabı okurken zor anlar yaşattı.Hep hayalimdeki Cemil Bey ile Münire Hanım bir müddet kavuşamadılar.
Sonra birden benim için adeta bir melek olarak Zeyrekli Fatma Hanım ortaya çıktı.Ne büyük bir sevap işlemiştir.Bir mektuplaşmadır başladı.Öyle güzel öyle insanın ruhuna dokunan şeyler yazıyorlardı ki birbirlerine adeta hayran kaldım.O ilk mektubu Münire nasılda bağrına basıp ağladı,işte orası kitabın okuduğum yere kadar ki en güzel yeridir benim için.O sıralarda bizim Küçük Molla Bey zaten evliliğinden memnun olmayan Münireciğimizi aldatmış.Allah affetsin pek mutlu oldum.Çünkü o aldatış nelere kadirmiş onu gördük.Köşe başı buluşmaları mı dersin ağacın altındakiler mi dersin,oldu pek güzel oldu.Hem Münire'nin hem benim ruhuma can geldi.Bugünkü yazımıda bu güzel romanın anlam ve önemine uygun şarkı sözleriyle kapatayım:'Öpüyorsam ayrılığı gözünden, söküyorsam yüreğimi göğsümden.Geçiyorsam gözlerinin içinden, sana olan sevdamdandır bilesin. Geçiyorsam bir çiçeğin özünden.'

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder